31 Ocak 2013 Perşembe

0

Geldi Mi Hepsi Aynı Anda Gelir-Miş..


Bu aralar çekiliş,mim dışı paylaşımlarda bulunamadım ne yazık ki.Her zaman rutin olan hayatım bu hafta biraz hareketli geçti.
Bilenleriniz bilir malumunuz ben iş arama sürecindeyim.Yeni mezun biri olarak evde oturmanın sıkıcılığıyla blog dünyasına adımımı atmıştım.Ben ki hayatımı dolu dolu yaşamayı seven,yorulmak nedir bilmeyen bir insanken şuan üşengeçliğin dibine vuruyorum adeta.Demek ki neymiş atasözümüzün de dediği gibi 'işleyen demir ışıldar'.Ne de kadar da doğru değil mi?


Epeydir işle ilgili herhangi bir gelişme yoktu.Ee haliyle bu da beni iyice demoralize edip,umutsuzlaştırıyordu.Zaten son 2-3 aydır hayatımda önemli olumsuz gelişmeler oldu ve hala etkileri sürmekte.Nasıl düzelir,ne yaparım bilemiyorum,kestiremiyorum ne yazık ki :(
Nerede kalmıştık.işle ilgili gelişmeler yok diyordum.Geçen hafta tek tek iş için görüşmeler çıkmaya başladı.Hatta 2 tanesi aynı güne bile gelmişti ki,ben 'o gün başka bir görüşmem var,Ertesi gün olabilir mi?' diyerek randevumu değiştirdim.Çok havalı da oldu yani :)
Beklediğim başka bir iş vardı ama haber gelmeyince ondan umudu tamamen kesmiş ve üzerine epeyce de üzülmüştüm.Ta ki bir sabah iş görüşmesine gitmek üzere hazırlanırken telefonuma gelen maili görene dek.Mailde iş yoğunluğundan ötürü geri dönüş yapılamadığını ve önümüzdeki haftaya randevu vereceğini yazıyordu.
Heh dedim bu ne şimdi ? O istediğim sektördeki bir işti.Diğerleri ise başka bir sektördü.Kafam da böylece bir güzel karışmış oldu.O kadar bekleyip de hiç bir şey çıkmazken geldi mi hepsi aynı zamana geldi.Ne yapacağım diye düşünüyorum bende kara kara.En son gittiğim iş aslında kafama epeyce yattı.Karşı taraftan da olumlu sinyaller aldım.Ama onu kabul etsem,başlasam sonra istediğim yerden olumlu bir şey çıkarsa o zaman çok üzülürüm işte :( Başlamasam ya oradan da bir şey çıkmazsa.. Böyle garip bir durumdayım anlayacağınız.
Eğer olumlu sonuçlanırsa görüşmeler haftaya tekrar yapılıp,kesinleşecek.Bakalım ben ne yapacağım.Dua ediyorum ki o beklediğim yerden haber tez zamanda gelsin ve her şey geç olmasın.Umarım doğru bir karar verip benim için hayırlı olanı yaşarım.
He bir de ingilizce kursuna yazıldım.Fakat,seviye belirleme sınavına korktuğum için girmedim sürekli erteliyorum :) İyi bir ingilizcem vardı fakat üniversitenin son yıllarında yoğunlaşan derslerim yüzünden hiç üstüne gidemedim ve bildiğiniz gibi de dil nankör.O yüzden düşük bir kurdan başlamak istemiyorum :( İngilizce kitap okumaya başladım.Hızlı bir şekilde ilerlemem gerekiyor.Çünkü hangi pozisyon olursa olsun ingilizce olmadan,hele ki benim alanımda çok çok iyi olmadan hiç bir şey olmuyor..
Bakalım hayat nerelere götürecek beni..Umarım seçimlerim doğru olur.Keşke dememek umuduyla..

30 Ocak 2013 Çarşamba

0

Bu Çekilişler Kaçmaz :)

Yine çok güzel çekilişlere şahit oldum,katıldım ve sizlere de duyuruyorum arkadaşlar :)Buyrunuz :)
















12

Mim :)


 İlk mimimi almış bulunmaktayım.Sağ olsun var olsun ilk mim Yaprak'tan geldi :) Kendisine teşekkür ediyorum.Ve açıklama yapıyorum.


Liebster Projesi Award Ödülü adı kapmasında bir etkinlikmiş.Takipçi sayısı 200'ün altında olan bloglara destek olmak amaçlı bir etkinlik.
Size mim veren arkadaşlarınızın sorduğu soruları yanıtlıyorsunuz ve kendiniz hakkında 11 gerçeği yazıyorsunuz.Daha sonra da sizin hazırlamış olduğunuz sorularla birlikte arkadaşlarınızı mimliyorsunuz.İşte bu kadar basit :)
O zaman hemen Yaprak'ın sorularına geçiyorum ve zevkle yanıtlıyorum.

1-Bir günlüğüne ünlü biri olman gerekse kim olmak isterdin ?

Ünlü biri olmayı hiç bir zaman hayal etmiş bir insan değilim.Ama ünlü biri olmam gerekiyorsa güzelliği değil de yeteneğiyle ünlü olmuş birini tercih ederim.

2-Bugüne kadar hangi şehirleri ve ülkeleri gezdin ?

Kocaeli,Sakarya,Balıkesir,Antalya,İzmir,Nevşehir,Ankara,Çanakkale,Tekirdağ,Bursa.İstanbul'u saymıyorum bile doğup büyüdüğüm şehir.Ne yazık ki hiç ülke gezemedim henüz.

3-Nasıl bir öğrencisin ya da öğrenciydin ?

İlk okul ve ortaokulda inanılmaz hırslı,başarılı ve çalışkan bir öğrenciydim.Lise ve üniversitede yavaş yavaş kaybetsem de bunları sorumluluk sahibi,çalışan bir öğrenciydim.

4-Kullandığın parfüm?

Armani Code ve yıllardır değişmezlerimden Amor Amor.

5-Senin için ayakkabı mı çanta mı daha önemli?

Ayakkabı ve çanta tutkusu büyük olan bayanlardanım bende.Zaman zaman ilgim ikisi arasında değişkenlik gösterse de ayakkabı der başka bir şey diyemem :)

6-En sevdiğiniz renk ?

Bu soruya cevabım kesinlikle kırmızı olacak :)

7-Konuşkan mı sessiz mi kişiliğin var ?

Sessiz asla değilim.Konuşkan hatta zaman zaman fazlasıyla konuşkan bir diyebiliriz :)

8-Dünyanın sonu geliyor son bir gününüz kaldı deseler son gününü nasıl geçirdin ?

Ben kesin o günü de kendime zindan ederdim :) Böyle melankolik bir yapım var çünkü.İstediğim gibi olmazsa gün zehir edebiliyorum kendime.Ama o günü sevgilimle geçirmek isterdim herhalde.Öbür tarafta kavuşabileceğimiz kesin değil malum :)

9-Deniz kenarı bir ev mi tercih edersin,orman içinde bir ev mi ?

Bilenler bilir benim deniz tutkumu.O yüzden bu soru kaç yıl sonra sorulursa sorulsun cevabım hep aynı.Tabi ki deniz :)  

10-Hayatta olmazsa olmazın nedir ?

Yazmak-okumak-sevmek :)

11-En gıcık olduğun insan tipini tarif eder misin ?

Gıcık olmaktan çok tahammül edemediğim insan 3 tip insan.
Yalancı insan,verdiği sözü tutmayan insan ve nankör insan.Asla tahammülüm yok.

  1. Hobi olarak yağlı boya resimle uğraşıyorum.Amatör ressamım kendi çapımda :)
  2. Klasik müzik dinlemeyi severim.
  3. Keman sesine aşık bir insanım.Beni bir kemanla çok güzel etkileyebilirsiniz mesela :)
  4. Yeni mezun bir kimyagerim ve iş arayışındayım.
  5. Kameralardan nefret ederken geçen hafta tv'de yarışma programına çıkmış bir insanım :)
  6. Sokaktaki saldırgan köpekler hariç pek korkum yoktur hayatta.
  7. Ev dekorasyonuna aşırı bir ilgiye sahibim.
  8. En büyük hayalim mimar olmaktı.Ama artık -dı :(
  9. Adrenalini yüksek olan şeyleri severim.Hız,yükseklik gibi :)
  10. Yıllarca günlük yazdım ve toplam 10 tane günlüğüm var.
  11. Tam bir deniz tutkunuyum.Denizin yanında,içinde,dışında,altında,üstünde,yakınında her yerinde olmayı seviyorum :)

Şimdi de sıra benim sorularımda ;
  1. Mesleğiniz nedir?
  2. En sevdiğiniz renk?
  3. Almaktan en çok hoşlandığınız hediye tarzı ?
  4. Beslediğiniz evcil hayvanınız var mı?Yoksa hangisini beslemek isterdiniz?
  5. Zamanı geriye alma şansınız olsa hayatınızın hangi dönemine geri dönmek isterdiniz?
  6. İlgilendiğiniz bir spor dalı var mı?
  7. Sinema mı,tiyatro mu?Hangisinden daha çok keyif alıyorsunuz ?
  8. İşte bu benim şarkım dediğiniz bir şarkınız var mı?
  9. Gezmeyi en çok istediğiniz ülke hangisi ?
  10. En sevdiğiniz yazar hangisi ? Ve bir kitabını önerir misiniz ?
  11. Olmazsa olmaz dediğiniz makyaj malzemesi hangisi ?
Şimdi de mimlediğim blogger arkadaşlarım;


Şimdiden tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim :) Umarım sorularımı beğenirsiniz.Keyifle tek tek okuyacağım hepsini :) Kendiniz hakkında 11 gerçeği yazmayı da unutmayın :)Etkinliği de arkadaşlarınızı mimleyerek ve kendi sorularınızı sorarak devam ettirebilirsiniz.


21 Ocak 2013 Pazartesi

0

3-2-1 Kayıııt :)


  Evett,fotoğrafta gördüğünüz gibi biz ailecek 'Aileler Yarışıyor' programına katıldık.Ben ki kameralardan nefret eden bir insanken kendi ayaklarımla çekimlere gittim.
  Pazar günü oldu çekim.Çıkmadan önce epey heyecan yaşamış olsam da sonrasında tamamen geçti.Ve çok eğlendik.Zaten amacımız da buydu.
  Yarışmaya başvurma fikri Seda ablamdan çıktı.Yani kuzenim Serkan abimin eşi.Bizde uyduk ona gittik öyle :)
Kim kim gittik sayarsak.Baştaki Serkan abim.Takım kaptanımız :) Yanında eşi Seda ablam.Fotoğrafta görünen tabi ki sunucumuz Ufuk Özkan.Ve onun hemen yanında ben :) Benim yanımda kardeşimle benim ortak arkadaşımız,kuzucuğum Ekin.Ve en sondaki yakışıklı da kardeşim Caner.Gördüğünüz gibi kadromuz gayet güzeldi.
  Benim büyük endişelerim vardı.Şişman çıkmak gibi :)Mağlum tv'lerin olduğundan daha kilolu gösterdiğini hepimiz biliyoruz.Hem de bu işsizlik dönemimde birazcık kilo aldım.O yüzden sayıklayıp durdum 'şişman çıkıcam şişman çıkıcam' diye :)


  Yarışmanın sonucuna gelirsek kazanan biz olduk :) Finalde azıcık puanla büyük ödülleri kaybetmiş olsak da yine ellerimiz kollarımız dolu döndük evlerimize :) Hediyeleri de hemen vermeleri çok iyiydi yani :)
  Bize güzel bir anı oldu.Çok eğlendik,değişik bir gün geçirmiş olduk.Pişman mıyım,şuan için hayır.Ama kendimi Tv'de izledikten sonra beğenmezsem pişman olabilirim tabi ki :)
  Yayın tarihiyle ilgili henüz bir fikrimiz yok.Ama 3-4 hafta sonra yayınlanacak muhtemelen.Bakalım nasıl görüneceğim ben hala oradayım :) İzleyenleriniz olursa yorumlarınızı beklerim :)


18 Ocak 2013 Cuma

14

Amatör Ressam Ben Ve Eserlerim :)


Resme ilgim üniversite yıllarında başladı.Önce karakalem çalışmalarıyla başladığım resim beni yağlı boyaya yönlendirerek iyice içine çekti.İlk zamanlar kursta çalışmalarımı yaparken son sene yurt odasına kurdum tesisatımı,fotoğrafta da görüldüğü gibi :)
Fonda keman sesim elimde fırçalarım-boyalarım alır başımı başka başka diyarlara giderim ben.Resim bir başka sanat bir başkadır benim için.

Şimdi yaptığım resimlerden bazılarını sizlerle paylaşmak istiyorum :)


İşte benim çok sevdiğim tablolarımdan biri.Paris :) Bunu aslında gelecekteki evime yapmıştım fakat kendi odamın yeni dekorasyonuna uyunca bunu duvarıma asmadan duramadım :)


Şimdi bu da ilk yaptığım resimlerden.Babama doğum günü hediyesi yapmıştım bunu yazlık evimizde asılı duruyor :) Amatörlüğüm belli oluyor zaten.


Yine ilk sene yaptığım resimlerden.Emirgan.Benim emirganın aynı sokağında aynı yerinde fotoğrafım vardı.O yüzden bu resmi görünce hemen yapmalıyım diye düşündüm.


Bu resmi de benim için çok özel bir insan için yapmıştım.Bitanem,herşeyim olan birine :)Bittikten sonra kıskandım ama olsun ha onun ha benim fark etmez :) Duvarında baktıkça beni hatırlasın diyeceğim ama hiç unutabildiğini sanmıyorum :)


Bu da yine hediye ettiğim tablolarımdan.Bunu da sevdiğim bir arkadaşımın odasına yapmıştım ilk senemde.


Bu da pek tarzıma uymasa da sırf bina olduğu için yaptığım resimlerden.Mimariye ilgi duyan bir insan olarak bina resmi çizmeyi seviyorum.


Bu kızları seviyorum :) Önceki oda dekorasyonuma uygun diye yapmıştım.Değiştirince salona aktardım bende :) Modern tarzdaki tabloları daha çok seviyorum.


Evet en güzelini,en beğeni alanını sonlara sakladım :) Nü hep severdim geçen sene yaptım :) Bunu gelecekteki evime yatak odam için yaptım.Ve kullanmayı düşünmüyorum.Şuan odamda gelecekteki yerini bekliyor :) Fotoğrafta nasıl görünüyor bilmiyorum ama üzerindeki gerçek tül.Bunu ben düşündüm ve kurstaki çok sevdiğim hocamla beraber yaptık,üzerine de renklerimizi atıp ışıklandırdık.Çok havalı oldu :)

 

Bu resimden de anlaşılacağı üzere henüz yarım.Adamla kadının yüzleri ve bedenleri yarım.Bir türlü yapmaya fırsat bulamadım halbuki boş olmama rağmen.Bu resmi sevdiceğim seçip beğendi.O seçer de ben yapmaz mıyım hiç :) Tango yapan çift,biz de tango öğrenmeyi düşünen bir çift olarak bu resim tam bizlik.Gelecekte evimizi süsleyen tablolardan biri de bu olacak.

Amatör bir ressam olarak bunlar benim eserlerim :) Gelişmek ve daha güzellerini yapmak istiyorum.Yeni tablolarımı sizlerle yine paylaşacağım :)

17 Ocak 2013 Perşembe

4

Kendi Tasarımım Kitap Ayraçları


Bilindiği üzere bu tarz şeylerle uğraşmayı seviyorum.Kendimi bildim bileli de hep bir şeyler tasarlayıp ortaya bir şeyler çıkarırım.Doğamda var napalım :)
Kitap okumayı seven bir insan olarak ayraçlara ilgim de es geçilemez.Ortaokul yıllarımda toplayıp kuruttuğum papatyalardan böyle ayraçlar yapmaya başlamıştım.Sonra üniversite zamanlarımda tekrar aklıma geldi ve bu sefer farklı malzemelerle deneyip yeni şeyler ortaya çıkarttım.
Geçen sene yapıp üniversite arkadaşlarım,yurt arkadaşlarım,eş dost herkese armağan etmiştim.Kitap okurken yıllar sonra bile herkesin aklına gelebilmeyi düşünmüştüm verirken.Bir arkadaşıma hala veremedim eğer bu yazımı okuyorsan yaz bana hangisini beğendiysen sana ayırıyorum :)
Yaparken fotoğraflamayı unutmuş olsam da yapımının gayet kolay olduğunu söyleyebilirim.Asetat kağıdı bir de yapışkanlı asetat kullanıyorsunuz.İçi ise tamamen size ait ne bulursanız.Şuan bunların içinde yok ama ben mor soğanın kabuğunu bile kullanmıştım o kadar güzel olmuştu ki hemde.Bahar geldiğinde kampüste çiçek toplayarak gezen bir kızdım :) Ya da annemin babamın sana bunları getirdim diye sürekli bir şeyler toplayıp getirdiği :)
Lafı uzatmıyorum sizleri ayraçlarımla baş başa bırakıyorum :)











Bunlarla kitap okumanın keyfi de bir başka.İnsanın içi açılıyor değil mi :) Madem bugün kitap dedik o halde herkese bol bol kitap okumalar diyelim ne dersiniz :)


15 Ocak 2013 Salı

0

Başlamak Bitirmenin Yarısıdır


Hani bir söz vardır 'Başlamak bitirmenin yarısıdır' diye.O söze katılanlardan mısınız bilmem ama ben tamamen hemfikirim.Başlamakla kast edilen de fiilen değil aslında.En zor olan şey.Yani 'karar vermek'..
İnsan önce ne istediğini bilmeli,ne istediğine karar vermeli.Nereye gideceğini biliyorsan oraya gitmek zor değildir.Mühim olan nereye varmak istediğini bilebilmektir.
İnsanız çoğu kez kararsızlığa düşer,defalarca yanlış kararlar alır,sonra yanlış yollara sapabiliriz.Var oluş nedenimiz de bu değil mi aslında.Doğruyu bulabilmek.
Son dönemler her konuda çokça kararsızlık yaşadım.Aslında benliğimde hiç barındırmadığım bir durumken kararsızlık.Ben ki hızlı kararlar alır ve sonrasında asla şüpheye düşmezken son ayların bana değişik bir deneyimi oldu bu durumlar.Etken olan bir çok durum söz konusu olabilir tabi ki.Fakat,hayat bir yerde köşeye sıkıştırdığı zaman sizi kararlarınızı daha gerçekçi sorgulayabiliyorsunuz.
Bende ne istediğimi biliyorum artık.Aslında yıllardır bildiğim..En önemli kısmı atlattım.Evet başlamak bitirmenin yarısıydı.Bende yolu yarıladım.Belki de bizde demeliyim aslında.Benden çok biz olabilmenin bir sonucuydu bu aldığım karar.
Zor bir sürecin bizi beklediğini biliyor-görüyor-yaşıyorum.Ama ben,ben gibi davranıp kararlarımın sonuna dek arkasında olmayı bir görev haline getirdim.Hangi zorluk yıldırır bilemiyorum ama kararlı bir insan olarak istediğime sahip çıkacağımı biliyorum.Haydi gelsin hayat o halde tüm çıkmazlarıyla,ben buradayım ve savaşmak için bekliyorum..
Defalarca beni yendiğini sanan hayat mı,yoksa defalarca yenildiğini sandıktan sonra yeniden yükselişe geçen ben mi olacak kazanan..Yaşayıp göreceğiz elbette..

9 Ocak 2013 Çarşamba

2

Prensle Prensesin Masalı


Bugün bir masal anlatacağım sizlere.Bazılarınızın çok yakından şahit olduğu,bazılarınızın da kendinden bir parça bulduğu belki de..
Seneler önce küçük bir kız varmış.Kendi halinde,sıradan bir hayat süren..Bir de çocuk varmış.Onun daha zormuş hayatı kıza göre.Sonra Allah bir şekilde kesiştirmiş bunların yollarını.Bir bakışta aşık edivermiş..Çok kolay başlamamış birliktelikleri..Ama ikisi de en başından beri biliyorlarmış ki birbirlerinin hayatını değiştireceklerini..
Kız çocuğa;'Sen benim beyaz atlı prensimsin' demiş..Çocuk da zaten ilk konuşmalarından itibaren prensesim diye hitap etmeye başlamış.O zamandan sonra birbirlerinin prensle-prensesi olmuşlar.
Kolay süreçlerden geçmemişler.Bir çok oyun,bir çok yalan,bir çok kötülük girmiş aralarına.Kız çok üzülüp,kahretmiş kendini.Ama çocuk hiç vazgeçmemiş ondan.Kız ona git dedikçe o daha çok koşmuş peşinden.Sonra aşk kazanmış tabi ki.Kavuşmuşlar onlar..Söz vermişler bir daha ayrılmamak üzere..
Hayatta gerçek aşk hep zor olur,biliriz..İşte onların aşkı da zormuş.Hayat bu sefer başka bir bahaneyle ayrı düşürmüş onları..Ayrı dediyse kalben değil,yalnızca bedenen ayrılarmış.En ufak fırsatı değerlendirip,hep beraber olmuşlar.Ayrı şehirlerde 4 sene geçirmişler.En sonunda büyük zafere onlar ermiş.Kavuşmuşlar..Artık aynı şehirdelermiş..
Onlar artık her şey daha güzel,daha kolay olacak,hep yan yanayız diye düşünürken.Kader yine bırakmamış peşlerini.İlla zor olacak bu aşk diye.Kötü insanlar onlarla uğraşmış.En kötü yerden yakalayıp ayrı düşürmeye çalışmış.Bu sefer aralarına başkaları girmiş.Çaresiz kalmışlar.Kız çok üzülmüş,çok ağlamış,yine çok kahrolmuş.Elinden hiç bir şey gelmemiş.Hiç bir şey yapamıyormuş.Çocukdan beklemiş bir şeyler.Ama o da fark edememiş gerçekleri.Bazı şeylerin ne kadar zor olduğunu görememiş.Kız ondan destek beklerken çocuk başka şekilde bunaltmış onu.Zaten yorgun düşen,sabahlara kadar ağlamaktan üzüntüden kahrolan kız çocuğa kötü davranmaya başlamış.Çocukta vazgeçmiş en sonunda.
Aslında büyük bir aşkmış onlarınki..Neden böyle olmuş çözememişler..Evet zormuş kavuşmaları..Ama kız tek başına bir şey yapamamış.Hayalleri varmış beraber kurdukları..Çocukları,evleri,gelecekteki tüm hayatlarını hayal etmişler beraber.Birlikteyken mutlularmış da aslında..Ama kader fena halde oynamış onlarla.
Çocuk hep kıza kızmış,ondan vazgeçtiğini sanmış.Ama mümkün müymüş ki onun o gözlerini unutabilmek..
Şimdi büyük yol ayrımındalar..Belki kaderleri ellerinde değil ama seçimleri kendi ellerinde..Eğer beraber olmayı seçerlerse çok daha büyük bir mücadele varmış önlerinde.Buna güçleri var mıymış..?Ya da değer miymiş bunca mücadeleye?
Bu masal ya yarım kalacak sonsuza dek,ya da mutlu sonla bitecek..

7 Ocak 2013 Pazartesi

2

Karlar Düşer Yine..


Yine karlı bir İstanbul gününe uyandım..Yattığım yerden perdeyi araladım,üzerime üzerime yağdı kar tanecikleri..Yine içime bir kor düştü..
Bu havada yanımda sen ol isterdim..Sorunlardan,oyunlardan,yalanlardan uzakta..Kafa karışıklığının hiç uğramadığı bir yerde.Huzuru gözlerinde bulduğum zamanlardaki gibi..Bir bakışınla heyecanlandığım,elimi tutuşunla bir kar tanesi gibi eriyip gittiğim zamanlardaki gibi..
Sımsıkı giyinsek atsak kendimizi dışarı.Yürümeyi tercih etsek karlar üzerime üzerimize yağarken..Beyazın saflığını aşkımızın saflığıyla birleştirsek.Ellerim üşüse ellerinle ısıtsan ellerimi..Kıpkırmızı olsa burnumuz.Öpsek de ısıtsak..
Bu havada romantik bir filme gitsek.Dışarıda hava buz gibiyken,biz sımsıcak olsak..Önümüzde patlamış mısırlarımız,ellerimizde bol sütlü kahvelerimiz..Yine önce sen bitirsen kahveni,sonra benimkinden içsen yine.Sarılarak izlesek filmimizi..Gözlerimizi doldursa filmin duygusal sahneleri..
Mağazaları dolaşsak beraber ellerimiz birbirine kilitli..Sen üşüyen ellerime eldiven alsan,en beğendiklerimden..
Çıksak yine dışarı yürüsek karda el ele..Sen koşsan bir kartopu yapıp bana atsan..Bende ellerimde senin aldığın eldivenler sıkıştırıp bir öbek yapıversem beyazdan..Sana atsam..Küçük bir savaş yapıversek oracıkta,ardından kucaklayıversen beni..Öpsen sonra sımsıcak..Havanın bu soğuğuna inat..
Evimize gitsek hemen en sevdiğimiz yemeklerden yapıversek bir çırpıda..Sen yaksan mumlarımızı,gelirken aldığımız şarap eşliğinde yesek yemeklerimizi.Sen sevmesen de ben seviyorum diye bana eşlik etsen yine şarap içerken.
Bahtaniyemizin altına girsek,yine açsak bir film.Bu havada başka ne yapılır ki..Sen korku filmi istesen,korkup sana sarılıyım diye.Bende sen mutlu ol diye korkmasam da korkmuş gibi yapsam..Elimizde şaraplarımız sarılarak izlesek..
Huzuru kollarında bulmuş olsam keşke hayallerimde olduğu gibi..Havanın bu kasveti bunaltamasa bu kadar..Keşkeler sarmasa benliğimi..Nerede hata yapıp böyle oldu diye kafamı yormasam..Bu kadar yormasa hayat,her basamağında ayrı ayrı..Saçlarımı okşasan dizine yatsam da huzuru bulsam.Şefkata en çok ihtiyaç duyduğum zamanlardayım..Gözyaşlarım akmasa bu kadar..
Hayalleri değil kaderi yaşıyoruz..Nereye götürdüğünü bilemeden..


4 Ocak 2013 Cuma

4

Biri 2013 Mü Dedi ?



 Yılbaşı postunu yazmayı ertelemek zorunda kaldım.Çünkü,yeni yıl bize ailecek hastalık getirdi.Yataklardan çıkamaz olduk.Olsun varsın tek hastalık bu öksürüklerle kalsın değil mi :)
 Geç olmasına rağmen ben yine de bu postu yazmadan duramadım.İşin kolayına mı kaçtım yoksa daha çok mu uğraştım bilmiyorum ama tek tek resim yüklemek yerine kolaj yapmayı tercih ettim.toplu bir bakış olsun diye :)
 Yılbaşı benim önem verdiğim günlerdendir.Bana göre çok mutlu ve güzel geçmeli.Fakat bu sene hiç anlam yüklemedim ben yılbaşı gecesine.Büyük beklentilere girmedim ilk kez bu sene.Sadece dileklerimi diledim,yeni bir umut bekledim.
  Beklentilere girmedim belki ama yine de odamı yılbaşı konseptinden de mahrum bırakmadım tabii ki :)Yılbaşı ağacımı süslediğimde burada paylamıştım.Bir de evin kapısına kendim yılbaşı konseptli kapı süsü yapmıştım.Ona bakmak için de buraya tıklamanız yeterli :)
Çook sevgili arkadaşlarım beni yalnız bırakmadılar o gece.Sağ olsunlar var olsunlar hep :) Önce hep beraber bizim evde yenilen yemeğin ardından,hediyeleşme faslını da tamamladıktan sonra kendimizi Ortaköy sahile atıverdik.İlk kez böylesine plansız bir yılbaşı gecesi geçirdik.Beklentilere girilmediğinden dolayı herkes mutluydu tahminimce.Zaten o an önemli olan  da beraber olmaktı.
Sonuna yetişebildiğimiz Feridun Düzağaç konseri,boğaz,köprü,gangnam style dansı,havai fişek gösterisi derken yeni bir yılı beraber kucakladık..
Hediyelerimi,odamın süslü halini ve daha bir çok şeyin fotoğrafını paylaşmak isterdim.Ama ne yazık ki bunu yapmayı unutmuşum.İçimde kalmadan bu postu da yazabildim ya benden mutlusu yok artık bu gece :)
Son olarak yanımdaki arkadaşlarıma tekrar teşekkür ediyorum varlıklarıyla beni mutlu kıldıkları için.Ve tabi ki o gece ki erkeğimiz kuzenime de :)
Yeni yıl bize neler getirsin dedik ve saymaya başladık biz o gece kadehlerimizle şerefe derken :)
O zaman hayal ettiklerimize,isteyip de hak ettiklerimize ve geçmişin bizden çalıp da geri istediklerimize gelsin..
Mutlu yıllarrr :))



2

Ben Yaptım:Badiden Kolye Yapımı 2


Yine eski bir badimi keserek kolye yaptım.bu sefer bir yerden esinlenmiş olduğumu da belirtmeden geçmiyorum.Yaparken fotoğraflamayı da ihmal etmedim tabi ki.İşte buyurun yapılışı :)




Güzel günler de kullanmalar  :)



3 Ocak 2013 Perşembe

2

Terk Etmiş Olsam Bu Şehri..


Bu şehri terk etmiş olsam mesela.Başka bir şehirde sımsıcak bulsam kendimi..Bahar olsa mevsimlerden.Baharın yaza en yakın hali olsa..İçimi ısıtsa gecenin kör vakti bile..
Balkonda bulsam kendimi bir vakit.Burnumda yosun kokusu,kulağımda dalgaların sesi..Üşüsem biraz..Hani daha yaz değil ya..Omuzlarıma inceden bir bahtaniye alıversem.Yalnız olsam yine fark etmez..
Yalnız olsam ama çözüvermiş olsam belirsizlikleri..Çaresiz olmasa mesela sorunlarım..Bir şehri terk etmiş olsam dedim ya.İşte öyle de terk etmiş olsam herkesi,her şeyi..Yeni bir ben olsam bu şehirde.Yeniden kendimi bulsam..
Gecenin hafif serinliği ürpertirken bedenimi ben bol köpüklü kahvemin yanına bir sigara yaksam mesela.Hani sevmezdin sen desem kendime..Sonra da keyif benim keyfim çık aradan sen desem öbür ben'e..
Yeniden bulsam kendimi..Öncekinde yapmak isteyip yapamadıklarımı yapsam bu sefer..Ya da o zamanlar çok sevdiklerimi bıraksam,sevmediklerimi inadına yapsam..Yaşamak adına..
Yine alsam elime kağıdı kalemi,yazsam doya doya her şeyi..Hayaller kursam yine,yeniden..Belki de yine tekrar yıkılacağını bile bile..
Telefonum çalmasa mesela..Arayacak birini beklemesem..Ben olsam yalnızca,tek başıma ben.Ama hayatı yenmiş bir ben..
Bak yeni bir sayfa böylesi desem..Ayakta durmayı yeni baştan öğrensem..Yepyeni bir şehir,yeni yüzler,yeni alışkanlıklar,yepyeni bir gökyüzüyle..
Terk etmiş olsam bu şehri..