
Söyleyemediklerimi,anlatamadıklarımı,kimselerle konuşmadıklarımı..
Hani sözlerin bittiği anlar vardır ya,cümlelerin değersizleştiği..O anlar..
Bende o anlarda dudaklarımdan sessiz çıkan cümleleri harfleştiriyorum..Derinleşsin manaları diye..
Belki benim anlatamadıklarımı onlar becerebilir diye..
'Hadi kalk' diyorum kendime..'Kalk ve bir şeyler yap ! Sonra aynada yansıyan silüetime bakıyorum..Soruyor bana 'Ben ne yapabilirim? ' diye..
Bakışıyoruz uzun uzun..Ben ona,o bana..Sözlerin bittiği anlar dedim ya..Bu anlar işte..
Kış geliyormuş İstanbul'a..Soğuk gecelerle yollamış haberini..Kışı yazın en kızgın gündüzlerinde yaşamış ben,şimdi bu kışla nasıl başa çıkabilirim ki..
Yağmurlar gelecek,pencereme damla damla çarparak,akıtacak benim artık akmayan gözyaşlarımı..Sıcak bir yer arayacağız,belki bir battaniye..Benim aradığım o sıcaklık gibi..Sus diyorum konuşma..Artık söylenecek neyin kaldı ki..Sus..! Konuşma ve bir şeyler yap..
Kimseyle konuşmuyorum uzun zamandır..Diyorum ya yorgunum..Anlatacak ne kaldı ki..Bir bir tükendi cümlelerim..
Susuyorum yalnızca..Yazmak kafi geliyor bazen..
Bir şeyler yapmak gerek..Konuşmadan,söylemeden.Olması gerektiği zaman,olması gerektiği gibi..Beklendiği gibi..
Bir yol ayrımında hissediyorum yine kendimi..Ama bu sefer başrol oyuncu ben değilim.Ben oynadım tüm sahnelerde rollerimi.Ben konuk oyuncuyum bu sefer..Replikler karşıma nasıl gelirse ben ona göre devam edeceğim..Doğaçlama olacak bu sefer..
Yol ayrımındayım bu kez yine..Yol nereye götürse ben gideceğim..Karar bende değil..Ben sadece misafirim..
Sus ! Konuşma..Yapacaksan sen yap,bana hiç bir şey söylemeden..Sadece yap,yapmak istediklerini..Ben dahil olurum..









