29 Mart 2014 Cumartesi

0

Hayal Ediyorsan Haydi Başla


Durdukça tembelleşiyor insan,tembelleştikçe daha da tembelleşiyor.Sonunda bir bakmışsın ki zaman boşa akıp geçmiş,yalnız yapmak istediklerinin enkazı kalmış..
Hep ileri atılmış hedefler,sonra,hep daha sonra..
O zaman durmak yok,tembellik yok..Madem hayal ediyorsun,o zaman kalk ve başla..


25 Mart 2014 Salı

0

Benmişim..

Mühim olan kendini affetmekmiş aslında..Mühim olan kendinle olan savaşını bitirebilmekmiş..Öncelik senmişsin aslında..Yüreğinin içindekiler,kafandakiler,kırgınlıkların,kendine olan kızgınlıkların,pişmanlıkların,başarıların-başarısızlıkların..Senmişsin kavganın asıl fişekleyicisi..


Kendini affetti mi insan,bitiveriyormuş her şeye olan öfkesi..Kendinle olan savaşını bitirdi mi insan,inan bitiyormuş tüm savaşlar..
Uzun zamandır içimden geçirdiğim cümleler bunlar..Nasıl da bitirdim ben bu öfkeleri diye sayıkladığım zamanlar.Ama inan nedeni tamamen buymuş..Ben kendimi affetmişim,kimseleri affetmesem bile...



24 Mart 2014 Pazartesi

0

Bu Haberi Okumadan Sigorta Yaptırmayın!

Bir süredir iletişim çalışmaları çok dikkatimi çeken bir sigorta firmasından bahsetmek istiyorum bugün. Sigortanın kolay hali sloganıyla piyasaya çok hızlı bir giriş yapan Generali Sigorta’nın özellikle Zorunlu Trafik Sigortası’nda ve kasko poliçelerinde %70’e varan indirimleri ilgimi çekti. Blogda yazmak üzere biraz inceledim ve sadece kampanya olarak değil, tüm hizmetlerinin gayet memmuniyet verici olduğunu gördüm.

Bu arada piyasaya hızlı giriş dedim ama Generali 1831 yılında İtalya’da kurulmuş ve aslında 150 yıldır Türkiye’de faaliyet gösteriyormuş. Adını elbette duymuştum ama ancak bugün yazabiliyorum.

Zorunlu Trafik Sigortası’nda %70’e varan indirimleri dışında Prestijli Kasko’larını da çok beğendim. Sigorta sektöründe bir ilk olarak, herhangi bir kaza anında sunduğu yol yardım hizmeti ile lastiğiniz patladığında ücretsiz lastik değişimi veya aracınızın yakıtı bittiğinde   Yapılan kaza sonrası acil bir noktaya yetişmeniz gerektiğinde yol yardım hizmetleri ile taksi ücretinizi dahi karşılıyorlar. Aracınız tamir edilirken 5 gün süreyle, size özel bir araç bile veriyorlar. Bence bu özel danışmanlık ve 7/24 destek hizmetleri şehir hayatının olası zorluklarını da hafifletiyor.

Bir de Mini Kasko ve Mini Kasko Ekstra ürünleri var. Mini Kasko, 1 çarpışma hasarını 2 bin TL’ye kadar kapsayan düşük fiyat kategorisindeki bir ürünmüş. Daha yüksek bir sigorta teminatı tercih edenler için bu tutar, Mini Kasko Ekstra ürünü ile 2 çarpışma hasarı ve toplamda 50 bin TL’ye kadar çıkabiliyormuş. Tüm bu hizmetler için ayrı ayrı teklif alıp, satınalım yapabiliyor olmak ise harika. Mini Kasko ve Mini Kasko Ekstra ürünlerinin fiyatları sabit. Zorunlu Trafik Sigortası içinse teklifler size ve arabanıza özel yapıldığı için indirimler kişiden kişiye farklılık gösteriyor. Bu yüzden teklif alırken yaşınız, arabanızın yakıt türü gibi etmenler de önemli oluyor. Siz artık sitesinden aracınıza en uygun sigortayı detaylarıyla incelersiniz.

Generalinin 7/24 Özel Sigorta Danışmanlığı hattı 0850 555 55 55’ten veya generali.com.tr den 1 dakikada teklif alabilirsiniz. Bu arada Generali Sigorta müşterisi olmasanız dahi bir kez teklif alırsanız size kişisel sigorta danışmanı atıyorlar. Bilgi alan kişi her aradığında, karşısında aynı danışmanı buluyor. Böylece müşteriler sorunlarını her defasında baştan anlatmak zorunda kalmıyor ve telefonda uzun uzun beklemeden işlerini kolayca halledebiliyor.

Eh daha ne olsun:)

1 dakikada teklif alıp indirim kazanmak isterseniz, 31 Mart’a kadar generali.com.tr yi ziyaret edin derim.

1 Dakikada Teklif Almak için Tıklayın.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

2

Kahvaltı Takımı Sorunsalı

Porselen takım konusunda kararsızlığımı yazmıştım.Bende alacaklarıma kahvaltı takımından başlamak istiyorum.Her zaman en sevdiğim öğün hep kahvaltı olmuştur.O yüzden daha bir meraklıyım kahvaltı takımlarına..
Mutfağımı kırmızı istediğimden dolayı en azından kahvaltı takımım kırmızı olsun istiyorum.Fakat,vintage oldukça yaygınlaştığı için pembiş pembiş takımlar var her yerlerde.Ben hem kırmızı olsun,hem kare olsun isterken tam olarak hayalimdekileri bulamadım.Oysa bundan daha önce ne kadar güzeller vardı.Almaya gelince iş değişti.
İlk önceliğim hep Bernardo olduğundan önce onlardan alternatifler sunmak istedim.
Tek kırmızı ve kare takım bu şuan için.Ama artık bunu da çok beğenmez oldum diyebilirim.




Her ne kadar pembe ve yuvarlak olsa da,bu da sempatik gelmeye başladı.

Bir kırmızılı takım daha..

Bugün de nette bununla ilgili dolaşırken bir takım daha beğendim.Kafamdakinin tam aksi renklerde hemde.Pierre Cardin markalı kahvaltı takımı.


Çok soft ve nötr renklerde geldi.Ayrıca katlı kurabiyeliği ve ayaklı pasta servisi de olduğundan hem kahvaltı seti hem de çay seti olarak da kullanabilirim dedim.Tabi o parçaları ayrı eklemem gerekecek.Fiyat olarak da diğerlerinin 2 katı olmasına rağmen bu amaçla kullanırsam aynı olacak gibi.

Derseniz kırmızı aşkın ne olacak diye.Onu da şu şekilde çözmeyi düşünüyorum.


Diğer takımı daha kalabalık ve özel sofralarımda kullanıp,kırmızı sevdamı yalnızca 2 kişilik bu takımla değerlendirmeyi düşünüyorum.Üstelik kalpli,çok da özel :)Hem zaten başka parçalarla da desteklenebilir.
Bu takım nereden derseniz Keramika'dan.Şuan stoklarda kalmamış o yüzden bekliyorum.İlk fırsatta alacağım.
Bu konuda fikirlerinizi bekliyorum.Yorumlara çokça açığımm :))
Sevgiler :))
0

Kırmızı Sevdam


En sevdiğim renk kırmızı olsa bile bu sevgi bende bildiğiniz bir sevdaya dönüştü.Ne almaya kalksam kırmızısı yok mu diye sorar hale geldim.Her şeyimi kırmızıya dönüştüreceğim neredeyse..


Bir önceki postumda okumuşsanız tabak çanağa merak sardım.Hal böyle olunca da her şeyi kırmızı ister oldum.



Kırmızı mutfak senelerdir hayalim.Belki bir kaç kırmızı aksesuarlarla desteklerim diye düşünüyordum ama.Her şeyi kırmızı beğenir oldum.Lütfen birisi beni bu kırmızı sevdamdan kurtarsın.Yoksa yer gök kırmızı dolacak..







Ama çok güzel değiller mi ???

23 Mart 2014 Pazar

2

Yeni İlgi Alanım:Tabak Çanak

Bende artık çeyiz hazırlıklarına başlamayı düşüyorum malumunuz..Zaman geçiyor..Hele bir de benim gibi dekorasyona tasarımlara merakınız oldukça fazlaysa,tabak-çanak aşkıyla dolu olabiliyorsunuz.Bilgisayarı her açtığım da ilk baktığım şey porselen takımlara tekrar tekrar göz atmak oluyor.Ya da bir avm'ye gittiğimde girdiğim,yanımdakileri girmeye zorladığım mağazalar tabi ki yine aynı..


Yeni mi başladı bu sende derseniz.Hayır yeni değil.Kendimi bildim bileli ev dekorasyonuna büyük ilgim var.Lise hayatı boyunca mimar olmayı isteyen ama kimyager olup hayatına devam eden bir insanım bende..Hayallerini de yalnızca kendi evi için kullanabilecek üstelik..O yüzden her ayrıntıyı kaçırmadan planlamak istiyorum.
İşe de başlayınca bende bu sefer bakma kısmından alma kısmına geçmeye çalıştım..Ama 1 aydır alacağım diye girdim ve her defasında daha çok kafamın karıştığı-kararsızlaştığım günler geçiriyorum.Ben ki hep hızlı karar vermemle övünürdüm oysa ki..
Daha bir kahvaltı takımına bile karar verememişken,bütün evi nasıl düzeceğim,inan bilmiyorum :(
Sanırım her ayrıntıyı atlamadan,her şey kusursuz olsun istediğim için olsa gerek..
Bu konuda bol bol postlar hazırlayacağım diye düşünüyorum herhalde.Blogumun yeni tasarımında kategoriler de eklemişken hazır,hemen bir bölüm daha oluşturuyorum :))
Yardımlarınızı-fikirlerinizi de bekliyorumm :))
İyi pazarlar :))

22 Mart 2014 Cumartesi

2

Kim Demiş İşsizlik Güzel Diye..



Bildiğiniz üzere uzun bir işsizlik dönemi geçirenlerdendim.O sürecii zor atlattım ve şuan hayatıma iyi bir yol çizdim.Benim işsizlik sürecimde çalışan arkadaşlarım veye tanıdıklarım hep 
-Kıymetini bil bu dönemlerinin',
-'En iyi zamanların bunlar,iyi değerlendir,'
-'Ohh seninki en güzeli valla',
-'İşsizlik değil ya çalışmak zor',
Bunun gibi saçma şeylerle karşıma çıkıyorlardı.Ben ise hep bunun tam tersi olduğunu,bu sürecin her açıdan ne kadar zor ve yıpratıcı olduğunu anlatmaya çalıştım.Çalışmaya başlayınca görürüm seni diye cevaplar aldım.Evet bende çalışıyorum yaklaşık 2 aydır.Üstelik deli gibi de yoğun..
Gelelim fikrim değişti mi?
Tabiki HAYIR.
İşsizlik en güzeli miymiş?
Tabiki HAYIR.


Kimse kusura bakmasın ama tembellik daha cazip geliyor herhalde insanlara.Buna çok şaşırıyorum..
Bende bu konuyla ilgili yazı yazmak istedim.İki ayrı süreci değerlendirmek,farkları göstermek adına..Her yaş-kişi ve döneme göre farklılık gösterse de bu yazacaklarım ,tam aksini iddaa eden de olmayacaktır diye düşünüyorum..Nacizane değerlendirmelerim bunlar..Gelelim bu değerlendirmeye..

1-İşsizsen,gece yatmak,sabah kalkmak için bir amacın yok.Ve bence bir insanın en aciz halidir amaçsızlık.
Çalışıyorsan,gece yatarken sabah ne için uyanacağını biliyor insan.Sabah erkenden uyanmak dahi olsa bu..En azından bir nedenin var uyanmak için..İnsan kolay alışır her şarta..Bu da geçip,bitiyor..


2-Herhalde bu sürecin en sıkıntılı kısmı maddi problemler olsa gerek..Ben ki 1,5 sene bu süreci geçiren bir insan olduğumdan dolayı bunu çok fazla yaşadım.Çalışıyorsan cebinde paran var herşey daha mükemmel.Sadece bu açıdan bile çalışmak diyorum!


3-Maddi problemlerden dolayı olsun,psikolojik etkileri olsun,her şey sana lüks gelir.Yapmaya hakkın yokmuş gibi hissettirir.Kendine zindan edersin kimi zaman hayatı..Ama çalışıyorsan her şey açık çeke sahip gibi..Gezmeler,eğlenmeler,alışveriş,tatil planları hatta evlililik dahi..


4-İşsizlik sürecinde 24 saat sana aittir.Gecesi gündüzüyle..Ama ne kadar verimlidir ki..Bütün gün evde olup da,hiçbir şey yapamadığım zamanları iyi hatırlarım..Kitaplarım birikir okunmak için ama sayfası bile açılmaz.Peki çalışıyorsan nasıl,belki ilk haftalarda adaptasyon sorunu yaşadığımdan olsa gerek pek bir şey yapamadım.Ama rutin hayatıma dönüş yaptıktan sonra kitaplarımdan uzak kalmadım,yazı yazdım,yemek yaptım,gezdim,sevgilime daha çok vakit ayırdım.Hatta resimlerime bile dönmeyi düşünüyorum yavaş yavaş..


5-Bir de benim için en önemlilerden..Aile ve çevrenin yaklaşımı..İnsanın ailesine kendini kanıtlamaya ihtiyacı var..Hele üniversiteden yeni çıkmışsanız..İşsizlik döneminde bu olamıyor ne yazık ki..Hatta ne yaptığından,nereye gittiğine kadar karışılıyor her ne kadar 4 sene başka bir şehirde okumuş olsan dahi..İşler öyle olmuyor bu süreçte..Çalışmaya başladıktan sonra ise bunun nasıl büyük bir ivmeyle değiştiğine siz dahi şaşırıp kalıyorsunuz..


6-Vee yine en önemlilerden..İnsanın herkesten çok kendini kendisine kanıtlamaya ihtiyacı var..Ve işsizlik sürecin uzadıkça her an kendine olan güvenini biraz daha yitiriyor insan..Hissettiğin milyonlarca olumsuz duygu var,kendine dair..Dış dünyaya olanları saymıyorum bile..


8-Öğrencilikten sonra sıfatsız kalmak daha çok yorar insanı..Bir sıfatın yok,bir amacın yok..Soru sormasın kimse istersin..Kimseyi aramadığın dönemlerin olur..Artık kendin bile kendinden bıkmışsındır hep aynı sorunlar diye..Yolunu değiştirirsin kimi zaman kimseyi görmemek ve o soruları cevaplamamak uğruna..Akrabalarla hele hiç görüşmez olunur..Ama çalışıyorsan işin ne olursa olsun..Bir sıfata sahip olabilmek..Bir döngünün parçası olabilmek..İşte bu en güzellerden..

Ee bunları yazıyorsun da çalışmanın hiç mi zorluğu yok diyenlerinizi duyar gibiyim..Olmaz mııı?
Hem de nasıl çok..Ama insanın psikolojik olarak yıpranması en zoru..
Sabahları erken uyanmak,bir sürü insanla muhatap olmak,yorgunluk,kendine yeterince zaman ayıramamak..Daha bir sürü şey..Ama insanın asıl nedeni bu değil midir?Biz senelerimizi okul-üniversite kapılarında meslek sahibi olmak,çalışmak uğruna harcamıyor muyuz ki..O zaman bu zorluklar da olması gerekenler..
Hep söylerim bir insan işinden memnun değilse iş değiştirir olur biter..Ama kesinlikle işsizlik daha güzel,en güzeli değildir !Her iki durumu da yaşayarak bilenlerdenim..
Şunu da belirtmeliyim ki,sanılmasın öyle çok kolay ve rahat bir işin içindeyim..Hele ilk haftalarda öyle zorlandığım zamanlar oldu ki..Stresten yemek yiyemez hale gelmiştim..Şükürler olsun şu hallerime..
Her kim varsa benim geçirdiğim o zamanları geçiren en kısa zamanda hayallerine kavuşsun,tüm dileğim bu..