28 Ekim 2013 Pazartesi

10

Tüm Boğaz Şahit Olsun Ki Evet Evet Evet..



Resimlerden de anlayacağınız üzere en mutlu günümü geçirdim.Yıllardır beklediğim gün..Ve yazmak için de can attığım.. 2 gündür nasıl yazsam,nasıl anlatsam diye bekliyorum.Baktım olacağı yok.Bir şeyler karalayayım dedim :)
Öncelikle bizden bahsetmek istiyorum.Lise yıllarında tanışıp bu yola girdik biz.7 senedir beraberiz.Son dönemler iniş çıkışlarımız oldu ama her şeyi olduğu gibi bunu da atlattık.
Aslında sevgilimin daha önce evlilik teklifi adına birkaç girişimi oldu.Ama onun tabiriyle 'benim huysuzluğum yüzünden'  gerçek olamadı.Kısmet bugüneymiş diyelim :)
Anlatmaya başlıyorum o halde :)


Öncelikle ulus parkının içindeki bir yerde yemek yedik beraber.Sevgilim bana çook güzel bir çiçek almış.Zevkli olduğunu bir kez daha kanıtlamış :)




Böylesine güzel manzarayı yakalayıp da fotoğraf çektirmez miyim ben hiç.Boğazda doğmuş büyümüş bir insan olarak boğaz aşığı olduğumu da belirtmek isterim.

Gelelim evlilik teklifime :)Aslında o anın direkt videosu var fakat,henüz elime geçmedi.ama onun için de ayrı bir post hazırlamayı düşünüyorum :)
Arabayla ulustan Ortaköy'e doğru iniyorduk.Tam köprünün ve Boğazın ayakların altında olduğu yerde önümüzdeki araba durdu.Arabadan Erenin arkadaşı indi.Elinde meşale gibi bir şey yakmış.Biz de arabadan indik.Sevgilim eğildi.Bir şeyler söyledi inanın ki heyecandan hatırlayamıyorum :) 'Benimle evlenir misin?' dedi..Bende 'Evet ' diye bağırdım.Üstümüze konfetiler döktüler.Trafiği durdurduk resmen.Herkes bizi izliyordu.An ve an videoya çekilmiş olması da benim için çok güzel bir şey :)
Ardından başka yerlere gittik.Yine fotoğraflarımız..




 Benim düşünceli sevgilimin jestiyle beraber dilek balonu uçurduk.Sağ olsunlar oradaki bayanlarda bize çok yardımcı oldular.


Vee balonumuz uçar :) Sanırım aynı dileği diledik biz bu gece..



Bu da benden mutluyum-şımarmaya hakkım var pozu olsun :)


Ve son olarak da güzel çiçeklerimin fonunda yüzüğüm :) 


Sonunda bu günü görebildik.Kararımızı verdik.Fakat, aşmamız gereken bazı problemlerimiz var.Babam gibi mesela.Dua edin de her şey istediğimiz gibi olsun..

24 Ekim 2013 Perşembe

6

Bir Kahve Molası


Türk kahvesi olmazsa olmazlarımdandır.Her sabah kahvaltı sonrası ararım,yokluğunu da hissederim.Geçen kışı evde geçirdiğim için annemle her sabah karşılıklı içerdik.Yaz döneminde o olmayınca ben tek başıma bile yapıp,içer oldum.Hele bir de yararlarını okuduktan sonra daha bir istekle içmeye başladım.
Sohbetini severim ben kahvenin.Yanında lokum ister,dost ister,sıcacık sohbet ister.Sevmeyenini de hiç anlayamam doğrusu.
Annem yazlıktan döndüğü için-çok şükür- başladık yine kahve keyiflerimize.Her defasında da ikimiz de fal bilmememize rağmen kapatıp annemin yorumlarıyla motive oluyoruz :) Bolca balığım-yani kısmetlerim,bir sürü kuşum-onlarda haber oluyor,bir de kocaman devem var.Yani fala bakarsak çok yakında işe gireceğim ben :) Bende sürekli 'aa şurdaki gelinlikli bir kız mı ' deyip duruyorum her seferinde :)Ahh tabi fallarla olsaydı,biz eğleniyoruz işte öyle:)

Bu da bugünkü benim ellerimden mis gibi köpüklü Türk kahvem :)


Aman ağzımın tadı bozulmasın,hep böyle olsun.Bu arada kahveye de beklerim :)

23 Ekim 2013 Çarşamba

8

Yağlı Boya Tablom-Martı



Yine bir tablomla baş başayız.Bu resmi çok sevdiğim bir arkadaşım için doğum günü hediyesi yapmıştım.28 Temmuz'a hazırdı.Fakat,hala bende duruyor :) İkinci doğum gününe mi saklasam bilemedim.
Neden martı diye sorarsanız,Ekincim tam bir martı aşığıdır da ondan.Bayılır seslerine.Hatta bende onunla ilgili bir yazı bile yazmıştım.Okumak isterseniz tık tık .O yazımda da Ekin'in martı sevgisini belirtmeden geçmemişim.
Boyutu diğer tablolarıma göre daha küçük.Ve en önemli özelliği,fotoğraftan çalıştığım ilk resim olması.
Nasıl olmuş sizce ? 
8

Pozitif İnsanım Ben Artık :)


Diplere gömülmeden yukarı çıkılamazmış.Yaşadım-gördüm.Aslında hala hayatımda şu diyebileceğim bir şey yok pozitif olmak adına.Ya da beklediklerim olmuş da değil.Aslında daha zor bir sürece girme arifesindeyim.Ama yenilenmiş gibi hissediyorum kendimi.
Uzun zamandır kimselerle konuşmadım.Konuşmak istemedim.Aynı şeyleri tekrar tekrar anlatmak yordu beni zaten yeterince yoran şey vardı.Kaçtım insanlardan.Soru sormasınlar istedim.
Değişen bir şey pek olmasa da kararlar aldım ben.Değişmesine az kaldığını hissettiğim şeyler var.En azından adımlar atıldı.
Ben böyle yazarken eminim ki hiç bir şey anlamıyorsunuz ve çok da sıkıcı geliyor.Farkındayım..Belki hayatımı yakından bilenler anlıyor.Onlar da 'yine noldu ki acaba' diye düşünüyordur.Ben bu yazıyı şuan kendime yazıyorum.Hazırlık yazısı bu :) Biliyorum ki bundan sonra anlatacağım güzel şeyler olacak ve ben ayrıntı vere vere anlatacağım.
Güzelliklerin hepsi ard arda gelecek hayatıma..Öyle hissediyorum.Nedensiz bir his bu..Sadece ihtiyacım olan inanmak.Ve tabi bir de bol bol dua :) Buna her şeyden daha çok ihtiyacım var.Ve belki de her zamankinden daha çok..
Yazımı okuyan arkadaşlarım-dostlarım-tanıdık tanımadık her kim varsa sizden güzel enerji bekliyorum..Ben hayata dönmeye-pozitif olmaya ve dağılan hayatımı toparlamaya karar vermişim,olumlu adımlar atmaya çalışıyorum.Duanıza ve pozitif enerjinize çok ihtiyacım var.


9 Ekim 2013 Çarşamba

1

Koyacak Bir Başlık Bile Yok


Hani hayal kırıklıklarımdan bahsetmiştim ya en son..Hayalini kurup da yazmak için can attıklarımdan..
Dünmüş mesela,senelerce beklediğim,hayalini kurduğum gün..
Hayal ederken bile gözlerimi dolduran o an dündü ! Ve ben kendi ellerimle geri teptim.. Yaşamak bile istemedim o anı..
Böylesine hayali bile içimi titreten an,yok olup gitti işte..
İstemedim..Neden ? diye binlerce soru var etrafta..Neden ?
Doğru zaman diye bir şeye inanır mısınız?
Evet işte asıl sebep o.
Kimi zaman geç olan,kimi zaman da erken olan...Doğru zaman..
İnsanlar gitmeyeceğinize o kadar inanır ki,sabrınızı,emeklerinizi,mücadelenizi sonuna kadar kullanırlar.Bazen kendilerince haklı sebepleri de yok değildir.Ama her şeye rağmen sahip çıkabilmek.Ama doğru zamanda !
Neden mi yazıyorum..Çünkü elimden başka hiç bir şey gelmiyor.Akıttığım gözyaşları dışında..
Masum kalsın istedim her şey..Mutlu olsun,mutluyken olsun..Sırf olması gerektiği için,olmak zorunda olduğu için olmasın..
Sabır..Benim bu sene doktorasını yaptığım maneviyat..Kendime bile sabret artık diyebilecek mecalim kalmamışken,yine diyorum.Sabret Dilek ! Elbet vardır bunların da bir sonu,bir nedeni..
Kolay mod değiştirebilen bir insan değilim ben.Bilenler iyi bilir.Belki de bilmesi gerekenler bilemedi o ayrı..Mutsuzken dibinde yaşarım mutsuzluğun,mutluluğu göklerde yaşadığım gibi..
Mutlu olmaya hazır olmam lazım.Mutluyken yaşamak istiyorum hayalini kurduğum anları..Gözlerim ağlamaktan şişmiş haldeyken değil.Üstüne haftalarca-günlerce ağlamışken değil !
Hep hayırlısını diledim..Diledikçe bu hallere geldim..Ama bu kadar yol almak değildi niyetim,sonu hayır değilse..Küçücük beynim yetmiyor bunları algılamaya,sorgulamaya..
Kendi küçük dünyamda,kendi gözyaşlarıma teselli olsun diye bir kaç cümle karalıyorum öyle..Sorgulamaya bile haddim olmayarak..Dilimde de tek bir cümle artık...
Allah sonumu hayır etsin..