31 Temmuz 2013 Çarşamba

3

En Güzel Hediye :)




Sanata merakım ee artık herkesçe bilinir oldu..Örneğin resim bunların en başlıcası..Tabi beni besleyen şeyler de var.Ne mesela dediğinizi duyar gibi oluyorum ?
Aslında her ruhun gıdası olan şey.Evet bildiniz..Müzik :)


Son dönemlerde müzik var müzik var tabi ki.Kaliteli müzik ayrı bir tat keşfedene..
Yakın bir arkadaşım var.Adını söylemezsem kızar bana Cansıncığım :) Geçenlerde onlara gitmiştim.Babasının inanılmaz güzel bir müzik arşivi var.Her tarz hemde.Ve kusursuzca arşivlenmiş.Gerçekten hayran kalmamak elde değil.Benimde keman merakım malum..Keman sesine aşkımı orada da dile getirince.Ve klasik müzik,enstrümental müzik derken.Tansel amcam sağ olsun bana arşivinden çok güzel bir DVD hazırlamış.
Eve gelir gelmez açtım hemen müziğimi,bir tarafta da üzerinde çalıştığım tablom vardı.Keyif buydu işte değerini bilene :) Sıkıldığımdan yakındığım tablodaki çizgilerimin bile değiştiğine şahit oldum,mübalağa yapmıyorum :)


Hepsini dinlemeye fırsat bulamadım henüz.Ama şuan bile arka fonda müziğim mevcut.Yeni bir yemek keşfetmek gibi bir şey bu.Yeni bir parça keşfetmek.
Müziklerimi sizinle paylaşmak isterdim ama yüklemeye çalıştım epey uzun sürdüğünü görünce vazgeçtim,kendime sakladım :) Daha sonra onu da yaparım en azından 'en'lerimi seçer paylaşırım :)
Evet benim için en güzel hediyelerden biri oldu bu da:) Keşfetmeye açık bünyem böyle şeylere bayılıyor.Hele bir de ruhuma dokunuyorsa söylenecek söz yok.
Teşekkürlerimi bildirmek isterim yeniden.Ama yine yine gidip yenilerini istemeyeceğimin garantisini de veremedim şimdi :))

25 Temmuz 2013 Perşembe

2

Belirsizliklerimle Ben


Ya bir uçurumun kıyısındasındır,ya da uçsuz bucaksız engin bir denizin kenarında..Rüzgar savuruverir saçlarını..Bulutlar sana doğru yaklaşır..Renkler değişmeye başlar..Gözlerini uzaklara dikersin,çok uzaklara..Ama gördüğün nedir ki,hep aynı..Engin bir deniz..
Belirsizlikler böyledir işte..Neresinden bakarsan bak..Hep aynı..Sonu olmayan..
Gece bir belirsizliğe yatıp,sabah bir belirsizliğe uyanmak da en zorudur işte..Önünü görememek,adım atamamak..Tüm renklerin hayatında tek bir renge dönüştüğü..Hayatındaki renklerin hepsinin griye çalmaya başladığı zamanlar..
Bende işte aynen o kenardayım.Ben renkler atmaya çalıştıkça hayatıma,hep grileşiyor renklerim..Artık bitsin bu belirsizlikler,bu bekleyişler..
Güneşin doğup da,her rengin birden var olduğu anları bekliyorum..Çok uzak olmasın artık nolur..

24 Temmuz 2013 Çarşamba

4

Yağlı Boya Tablom-Keman Çalan Kız


Yağlı boya resimle uğraştığımı bilenler bilirler.Hatta diğer tablolarımı da burada paylaşmıştım.Bu da son biten tablolarımdan bir tanesi.
Aslında epey oldu bu resmi bitireli fakat,bloguma verdiğim uzun aradan dolayı paylaşamamıştım.Şimdi sizlerin karşısında işte,her ne kadar saçlarını güzel yapamamış olsam da..
Ben burada kendimi çizdim.Saçlarının uzunluğundan tut,kemana olan aşkına kadar ben işte..Hayallerimdeki ben..
Keman çalmayı bilmiyor olabilirim ama keman çizmeyi biliyorum bende :)
Bu resme ilk başlarken tüm evrelerini paylaşmayı hayal ederek fotoğraflamıştım.İşte şimdi nereden nereye adlı kolajım sizlerle :)


Başka tablolarımda görüşmek üzere :)

17 Temmuz 2013 Çarşamba

4

Düğünümüz Vardı :)


Yıllarca hayalini kurduğunuz anlar vardır ya,her ayrıntısıyla binlerce kez düşlediğiniz..Öylesine özel,öylesine güzel anlar...Sevdiğiniz insanla hayatınızı birleştirmek istediğiniz o anlar..İşte ben bugün size öyle güzel anlardan bir tanesini anlatacağım..Yok yok benim değil bu anlatacağım güzel gün :) Çok sevdiğim bir arkadaşımın :)
Biraz geç kalmış bir yazı oldu bu aslında.Ama bir önceki postumda gerekçelerimi aktarmıştım.Ama yazmadan da geçmek istemedim.Hayatımdaki olumsuzlukların üzerine yeniden heyecanlandıran güzel zamanlardı..
Kendi ellerimle evlendirdiğim ilk arkadaşımdı.Her anına,her ayrıntısına tanıklık ettiğim..Bunlar daha da özelleştirdi o anları..Kendi düğünüm gibi gerek heyecanlanıp,gerek telaşlanıp,gerekse hüzünlendiğim..
2 düğün yaptık kuzuma.Önce Kırıkkale'de,sonra Ankara'da..
Kendi objektifimden yakaladığım güzel görüntülerden bir kaç tane paylaşmak istiyorum.Bu mutlu çiftin mutluluğunu bir de siz görün diye.

Bu Kırıkkale'den..


Bu Ankara Dikmen vadisi dış çekimlerden iki kare..




Vee nikah..






Hayatındaki en güzel 'evet'lerden biri herhalde o an.Gözlerin dolu dolu olduğu ama aynı zamanda mutluluk ışıltıları saçtığı..Hele bir de uzun bir ilişki sonrası geliyorsa o an,işte o bambaşka..Emeklerinin karşılığını aldığın,ince ince-bir bir işlediğin ilişkinin bir yere geldiğini görebilmek..Paha biçilmez bir mutluluk..

Gelelim ben neler giydim :)



Bu beyaz elbiseyi Kırıkkaledeki düğünde giydim.Hatırlarsanınız doğum günümde aşkımın aldığını burada yazmıştım.
Ankara'da da..





 Onlar dış çekim yaparken bizde eksik kalmadık.



Vee geldik o ana.Gelin çiçeğini kim yakaladı dersiniz ? Çok dolandırmadan söyleyeyim.Ben :)
Ee artık sıram geldi tabii :) Kübişimin düğünü bana da uğur getirsin o zaman diyelim.

Son olarak Kübra&Fatih çiftine sonsuz mutlulukla dolu bir gelecek diliyorum.Darısı kalplerinde tertemiz bir aşk besleyip de gelecek düşleyen herkesin başına..
Bu nazar boncukları da onlar için gelsin :)

12 Temmuz 2013 Cuma

0

Geri Döndümmmm :)


Nereden başlayacağımı bilmiyorum ama uzun süredir yazmadığım için pişmanım.Ama olur ya bazı dönemler en sevdiklerinizden bile uzak kalmak istersiniz.Belki de öyle bir dönemdi benimki.Sonradan da alışkanlığa dönüştü..
Bu yazmadığım dönemde yokluğumu fark edenler oldu elbette.Hatta özellikle de telefon edip 'Neden yazmıyorsun canım,çok severek okuyorduk' diyen arkadaşlarım da oldu.Ama yazamadım işte..Her gün bir bahane bulabildim kendime.
İşte benim son zamanlarda fazlasıyla rahatsızlığını hissettiğim ve beni ben yapanların dışında tutan en büyük sorunum..Ne mi ? Hevessizlik !!
Beni yakından tanıyanlar bilirler ki ben sürekli yeni fikirlerle karşılarına çıkan,her daim enerjik,her fikre uymasa da kabulum modunda yaklaşan bir insanım.Ama son aylar benim en berbat hastalığım bu.Hastalık diyorum çünkü o derece rahatsız edici.İçimden hiçbir şeyin yapmak gelmediği,en sevdiğim şeyleri bile yapmak istemediğim bir dönem.Zaten bu yıl benim için böyle geçti.Hayatımın sınavı dediğim koskoca 1 sene geçirdim.Hala sabırla ve kararlılıkla hayatımdakileri sorunları çözmeye,düzene sokulması gerekenleri sonsuz bir titizlikle düzene sokmaya çabalıyorum.
Nerede kalmıştık ? Ben nerelerdeydim ? Kışın deli gibi özlediğim bahar-yaz sonunda geldi hızla ilerliyor bile.Bende tam yazmaya yine karar vermişken kısa bir tatil yapıp geliverdim-aslında ben tatil değil de annemlerin yanına yazlığa gittim demeyi tercih ediyorum ama.Kızgın kumlar,serin sular,bronz tenler derken döndüm yine kürkçü dükkanına.Şimdi de Ramazan mesaisindeyim.Sevgili kardeşimi doyurup bakmak benim görevim :)
Yazmayı düşündüğüm ve hatta paylaşmak istediğim bir sürü şey var kafamda.Ama saat iftar vaktine yaklaşırken benim mutfağa doğru yol almam gerekiyor :)