6 Aralık 2012 Perşembe

0

Eski Dostlarımız Günlükler


 Günlük yazardık eskiden.Hala yazanlarınız var mı bilmem.Ben kendimi bildim bileli yazıyordum.Şimdiki nesle bakacak olursak onlar günlük yazmak yerine tweet atmayı,durum güncellemesi yapmayı,ya da birbirini mentionlayarak gününü geçirmeyi seviyor.Garipsemiyorum aslında çünkü önümüze sunulanlar bunlar.Her devir kendi dönemindekileri yaşıyor.
 Benim günlük yazma sevdam okumayı yazmayı ilk öğrendiğim anlara dayanıyor.O zamanlardan beri var bu yazma sevdası bende.İlk günlüklerimdeki cümlelerim oku oku gül cinsinden.
'Bugün kalktım elimi yüzümü yıkadım.Formamı giydim okula gittim.'
Ne kadar da masum yazılanlar,ne kadar safça değil mi? Günündeki tek action Ahmet'in koşarken seni itmesi.Ya da kalemini alıp,saçını çeken Ali günlüğünün heyecanlı kısmı.
Sonra yıllar ilerliyor.Sen yazmaya devam ediyorsun bu arada.Olaylar değişiyor tabiki.Cümleler bugün kalktımla başlamıyor artık..
'Galiba o da benden hoşlanıyor.Çünkü derste 2 kere bana baktı.Allahım çok mutlu oluyorum' diye değişmeye başlıyor cümleler.Ardından depresif yazılar yerini almaya başlar,ergenliğin sancılı süreçleri.Böyle devam eder yazılar.
Anne babaya sitemler doldurur sayfaları.Ya da ilk aşkın acı tatlı neyi varsa.İlk bakışmalar,ilk el ele tutuşmalar,ilk öpüşmeler.Hepsi kazınır geleceğe sayfalara doldurulan her bir cümleyle.Kafandaki çözemediğin sorular sayfayı kaplayan kocaman bir soru işaretiyle anlatılmak istenir kimi zaman.

 Ben en çok lise yıllarımdaki günlüklerimi severim.Ne boş muhabbeti vardır,ne de hayatın tamamen ciddi hali.Bende ilk aşkını o lise yıllarındaki günlüklere doldurmuş olanlardanım.Bazen gözyaşlarının ıslatıp mürekkebi dağıttığı o sayfaları,bazen de okul bahçesinden koparılmış çiçeğin yapıştırıldığı sayfaları barındırır onlar.İçlerini şöyle bir karıştırdın mı arasından neler çıkmaz ki ? Hangimizin bir sayfayı onun adıyla doldurmadığı olmuştur.Ya da kalpler arasında ikinizin isimlerini yazmadığı..

Bir sürü günlüğümün oldu bu zamana kadar fotoğraftan da anlaşılacağı üzere.Aslında daha bile vardır da kimbilir nerelere sakladım.Ama bunları üşenmedim buldum ve fotoğraflarını çektim özel olarak.Daha çok vaktim olsaydı okuyup,paylaşımlar yapmak da isterdim.
Üniversiteye geçtim,yine devam ettim yazamaya.Farklı bir şehir,farklı insanlar.Önce yazacak çok şeyim oldu.Bana iyi malzeme çıkmıştı.Ama sonradan o alışkanlığımı nasıl olduğunu bilmediğim bir şekilde yitiriverdim.Bundan pişman mıyım,hemde çok.Ölene dek yazmaya karar verenlerdendim aslında.
Hayatımı yazıyorum resmen derdim,yıllar sonra yaşlı bir kadın olduğumda okuyup bu yıllarımı anımsamak için.Hatta bazı sayfaları yazarken bunu işte kızıma okuyup,bunları anlatacağım derdim.Aslında daha yazılacak ne çok şeyim varmış.Ben hayatımı değil,hayata hazırlık hallerimi yazıyormuşum.
Şimdi üniversiteyi bitirdim,iş arama sürecindeyim(Yani işsizimin kibarcası ).Ve en iyi dostumu,en eski dostumu özler oldum..Yeniden bir defter alıp yazmaya başlayasım gelmiyor değil hani.Sevgili günlük diye başlayan cümlerle :)

Neden olmasın belki yeniden kavuşabiliriz eski dostumla..Herkese en sevdikleriyle tekrar kavuşması dileğimle..




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder